İş Sözleşmesinin Sona Ermesinden Sonra Hüküm Doğuran Rekabet Yasağı Kayıtları Ve Hukuki Çerçevesi:
Giriş: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 444-447. maddeleri kapsamında düzenlenen rekabet yasağı hükümleri, işçinin anayasal çalışma hürriyeti ile işverenin ticari menfaatlerini dengelemeyi amaçlamaktadır. Emsal Yargıtay kararları ışığında güncel durum aşağıda özetlenmiştir.
1. Rekabet Yasağı Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları: Bir rekabet yasağı kaydının hukuken bağlayıcı olabilmesi için TBK m. 444 ve 445 uyarınca şu şartların kümülatif olarak gerçekleşmesi zorunludur:
• Yazılı Şekil: Rekabet yasağı kaydı mutlaka adi yazılı şekilde yapılmalıdır.
• Fiil Ehliyeti: İşçi, sözleşmeyi imzaladığı anda fiil ehliyetine sahip olmalıdır.
• İşverenin Korunmaya Değer Menfaati: Yasak ancak işçinin görevi gereği müşteri çevresine, üretim sırlarına veya işverenin yaptığı işler hakkında kritik bilgilere erişim imkanı varsa geçerlidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 31.10.2017T.- 2016/4060E.-2017/5899K. sayılı kararında bu husus şu şekilde vurgulanmıştır:
*“...davacı şirkette sekreter değil röntgen teknisyeni olarak çalıştığını savunmuş ise de, davalı sekreter yada röntgen teknisyeni olarak çalışsa bile, TBK’nın 444/2 maddesi uyarınca rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağından ve davalı böyle bir hizmet ilişkisi içerisinde bulunmadığından, toplanan delil durumu, tarafların iddia ve savunmaları ile davalı işçinin davacı şirkette yapmış olduğu iş nazara alındığında davanın açıklanan bu gerekçe ile reddi gerektiğinden...”
• Pozisyon Uygunluğu: Hiçbir stratejik bilgiye erişimi olmayan sıradan çalışanlar için getirilen yasaklar yargı önünde geçersiz sayılmaktadır.
2. Rekabet Yasağının Sınırlandırılması: İşçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşüren yasaklar, "kelepçeleme sözleşmesi" olarak nitelendirilip kısmen veya tamamen geçersiz sayılabilir. Yargıtay içtihatları ve Türk Borçlar Kanunu çerçevesinde, rekabet yasağının geçerlilik şartları ve kanuni sınırları şu şekildedir.
• Zaman Sınırı: Rekabet yasağı süresi, özel durum ve koşullar dışında en fazla 2 yıl olabilir.
• Yer (Coğrafi) Sınırı: Rekabet yasağı coğrafi olarak belirli ve somut bir alanla sınırlandırılmalıdır. Coğrafi alan sınırlaması içermeyen veya tüm ülkeyi kapsayan hükümler, işçinin ekonomik özgürlüğünü kısıtladığı gerekçesiyle "kelepçeleme sözleşmesi" olarak nitelendirilip batıl sayılabilir. Ancak Yargıtay, yer sınırlaması olmayan her hükmün otomatik olarak geçersiz sayılmaması gerektiğini, hakimin bu yasağı uygun bir bölge ile sınırlandırarak geçerli kılabileceğini de belirtmiştir.
• İşin Türü Sınırı: Yasak, sadece işverenin faaliyet gösterdiği spesifik iş kolu ile sınırlı olmalıdır.
3. Hakimin Müdahale Yetkisi ve Cezai Şart: Sözleşmede öngörülen rekabet yasağı veya buna bağlı cezai şart aşırı nitelikteyse, hakim TBK m. 445/2 uyarınca bütün durum ve koşulları değerlendirerek yasağın kapsamını veya süresini sınırlayabilir.
4. Görevli Mahkeme ve Usul: İş akdinin feshinden sonra hüküm ifade eden rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddialarıyla ikame edilecek davaların hangi mahkemede görüleceği konusu 2025 öncesinde Yargıtay’ın çeşitli daireleri ve Hukuk Genel Kurulu nezdinde köklü bir görüş aykırılığı teşkil etmekteydi. Bir görüş, uyuşmazlığın temelinde bir "iş ilişkisi" olduğu gerekçesiyle İş Mahkemelerinin görevli olduğunu savunurken; diğer görüş, TTK 4/1-c maddesi uyarınca rekabet yasağının "mutlak ticari dava" olduğunu ve Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu ileri sürmekteydi. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 13.06.2025 T. -2023/1 E., 2025/3 K. sayılı kararı (https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2025/09/20250912-5.pdf) ile görevli mahkeme tartışması kesin olarak çözülmüş ve rekabet yasağına aykırılıktan doğan davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna hükmedilmiştir.
5.Genel Değerlendirme ve Sonuç: İş sözleşmesinin sona ermesinden sonra hüküm doğuran rekabet yasağı kayıtları, işverenin meşru ticari menfaatleri ile işçinin temel hak ve özgürlükleri arasında bir denge kurma aracıdır. İşten ayrıldıktan sonra rakip firmaya geçmeyi engelleyen maddeler; yazılı yapılmış olması, işçinin ticari sırlara erişiminin bulunması, yer-zaman-konu bakımından makul sınırlar içermesi halinde geçerlidir. Aşırı nitelikteki sınırlamalar hakim tarafından daraltılabilir, ancak işçinin ekonomik geleceğini tamamen imkansız kılan "kelepçeleme" mahiyetindeki hükümler batıl kabul edilmektedir.
Detaylı bilgi ve danışmanlık için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
